VARİS TEDAVİSİ ANKARA

Varis tedavisi


Yakınmalar:
Çapı 1 mm civarında olan genişlemelere kılcal varis denmektedir (resim 1

 

Kılcal varisler genelde görüntü bozukluğu dışında bir yakınmaya yol açmazlar. Özellikle çapı 3-4 mm üzerinde olan varislerde ise görüntü bozukluğuna ek olarak belirgin yakınmalar başlar (resim 2).


Uzun süre ayakta kalma sonrası bacakta ağrı, şişme, hassasiyet ve ağırlık hissi oluşabilir. Hastalar bacakta sürekli bir sızlama olduğunu ve dinlenseler de kolay kolay geçmediğini farkederler. Bu yakınmalar günün sonuna doğru çok belirgin hale gelir ve hastalar ayakkabılarının dar geldiğini tanımlar. Bayan hastalarda adet dönemlerinde yakınmalar belirgin olarak artar.
Geç dönem varis hastalarında özellikle ayak bileği iç tarafında şişme ve siyaha yakın renk değişikliği başlar. Bu alan kaşıntılıdır ve ayakkabı vurması gibi küçük kaza ile yara açılabilir. Bu yaralar tipik olarak geniş, ancak derin olamayan yaralardır. Dipleri canlı kırmızıdır (resim 3). Tedavi çok güçtür. Açılan bu yaraların kapanması için uzun süren pansumanlar gereklidir ve tedavi hayat boyunca süregelir.

Tedavi edilmeyen varislerde gelişebilecek bir diğer komplikasyon enfeksiyondur. Varis kanın göllendiği alandır ve kan mikroplar içinde çok iyi bir beslenme ve çoğalma ortamıdır. Enfeksiyon gelişirse bu alanda kızarıklık, bölgesel ısı artışı, hassasiyet ve şişlik oluşur. Tedavi öncelikle antibiotikler ile enfeksiyonun kontrolüdür.
Tanıda kullanılan radyolojik yöntemler:
Günümüzde en sık kullanılan yöntem Doppler ultrasondur. Bu yöntem ile gözle görülemeyen derin toplardamarlar incelenebilmekte, kapak yetersizliği değerlendirilebilmektedir. Varis tedavisi öncesi altta yatan tüm sorunları anlayabilmek için Doppler ultrason gittikçe daha sık kullanılmaktadır. Bu yöntem ağrısız olup iğne kullanılmamaktadır. Pahalı bir inceleme değildir.

 

Varis oluşumunu kolaylaştıran faktörler nelerdir?
- Uzun süre ayakta durmak.
- Hamilelik
- Şişmanlık
- Oturarak çalışmak
- Hareketsizlik
- Yaşlılık
- İlaç kullanımı (Doğum kontrol hapları, menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavileri)


Varis hastalığında sık karşılaşışan şikayetler nelerdir?

Ağrı:
Bu ağrı tüm bacağı ve özellikle diz altı bölgeyi etkileyen derin, künt ve bacağa ağırlık hissi veren bir ağrıdır. Uzun süre ayakta kalmakla artar ve bacağı yukarı kaldırmakla azalır.

Kaşıntı:
Bacak kaşınabilir ve sıcaklık, yanma hissi ve bazende zonklama olabilir. Genelde variköz damarların üzerinde olur ve yaygın bir his olmasa da bazen cilt değişiklikleri olduğunda ayak bileğine sınırlı olabilir.

Ayak bileğinde şişme:
Özellikle akşamları ayak bileklerinde hafif veya orta dereceli şişlikler belirir.

Gece krampları:
Yaygın bir semptom olmasına karşın variköz venler ile ilişkisi ispatlanmamıştır.

Yüzeyel tromboflebitler:
Yüzeyel variköz venlerin yüzeyel trombozu üstünde bulunan cildin akut inflamasyonuna neden olur. Kendiliğinden oluşabileceği gibi vene hafif bir travma, hareketsizlik veya uzun süreli yolculuklar sonucu da oluşabilir. Gizli tümörler gibi diğer nedenler de unutulmamalıdır. Akut dönmede cilt kızarık, sıcak ve çok hassastır. Aradan zaman geçince sert hassas olmayan damar üzerinde kalıntı hemosiderin boyanması olur. Sonuçta ven yeniden açılır(rekanalize) ve süreç kendini tekrarlayabilir.

Venöz ayak bileği cilt değişiklikleri:
Bu değişiklikler hafif hemosiderin pigmentasyonundan variköz egzama, lipodermatoskleroz ve açık yaraya kadar değişebilir.

Kanama:
Yüksek ayak bileği basınçlarının olduğu durumlar da hassas cilde hafif bir travma olduğunda büyük kanamalar olabilir. Benzer şekilde belirginleşmiş bir damara olan bir travma da aşırı kanamaya neden olabilir.

Varis hastalığının klinik görünümü nasıldır?
Bacak varisi bulunan hastaların en yaygın semptomları bacaklarının görüntüsünün bozulması ve uzun süre ayakta durunca ortaya çıkan bacak ağrısı ve bacaklarda ağırlaşmadır. Semptomlar anatomik defektin derecesiyle ilişkili olmayabilir. Bazen hasta variköz damarı zedeleyebilir. Bu durumda belirgin bir kanama görülebilir. Bacak varislerinin daha yaygın bir komplikasyonu yüzeyel tromboflebittir; ciddi bir ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açsa da pulmoner tromboembolizm gelişmesi çok nadirdir. Uzun süreli bacak varislerinde kronik ayak bileği endurasyonu(şişlik), staz dermatiti ve bacak ülserleri gelişebilir.
A. İlk anamnez (sorgulama) sırasında hastaya özellikle önceden geçirilmiş bir bacak travması, kemik kırığı, flebit veya variköz damarlardan kanama veya yara gelişip gelişmediği mutlaka sorulmalıdır.
B. Fizik muayenede her iki bacak, hasta ayakta dururken ışığı iyi olan bir ortamda incelenmelidir. Doktor derin venöz sistemdeki yetersiz kominikan venleri gösteren fasiyal defektleri palpe etmelidir. Variköz venler ve perforanlar bacak üzerine çizilerek doğru bir şekilde kayıt edilmelidir. Femoral üçgen ve karın alt kısmı venlere bası yapabilecek herhangi bir kitle için iyi bir şekilde muayene edilmelidir. Derin venöz sistemin durumu ve kapaklarda geri akımın olup olmadığı Doppler USG ile doğru bir şekilde değerlendirilebilir.
C. Yaygın olmayan bir varis şekli Klippel-Trenaunay sendromunda görülür. Bu sendrom bir fetal gelişim anomalisidir. Sonuçta alt ve üst ekstremitedeki mikroskopik arteriyovenöz bileşkeler devam eder. Klasik klinik triyadında şunlar bulunur:

1. Hemanjiyomlar
2. Yumuşak doku ve kemiğin hipertrofisi. Beraberinde o ekstremitenin aşırı büyümesi de bulunur.
3. Variköz venler
Bu hastalığın iyi huylu seyrinden dolayı hastaların çoğunda ameliyat gerekmez ve konservatif tedavi yöntemleriyle iyi sonuçlar alınır. Bazen büyük varisleri bulunan hastalarda kanama veya ülserasyon gibi komplikasyonlar gelişirse daha agresif cerrahi tedavi yöntemleri denebilir.

Varisin komplikasyonları varmıdır?
Eğer varis hastalığı erken dönemde tedavi edilmezse aşağıda belirtilen komplikasyonların zaman içinde gelişmesi kaçınılmazdır. Ayrıca venöz hastalık komplikasyonu bulunan hastalar diğer komplikasyonların gelişimi açısından yüksek risk altındadır ve bu yüzden mutlaka tedavi düşünülmelidir.

Ayak bileğinde venöz cilt değişiklikleri:
(venöz egzema, lipodermatoskleroz ve venöz ülser). Renkli doppler tarama ile derin ve yüzeyel venöz oklüzyon ve yetmezlik bölgeleri belirlenir. Eğer sadece yüzeyel venöz yetmezlik varsa genellikle bu cerrahi olarak düzeltilebilir. Eğer derin venlerde yetmezlik varsa yüzeyel venöz cerrahi sorunu çözmez ve hasta kompresyon terapisi (bandaj veya çorap) ile tedavi edilmelidir.

Venöz kanama:
Akut atak direkt bası ve bacak elevasyonu ile tedavi edilebilir. Gelecekteki atakların yüzeyel venöz cerrahi ile düzeltilmesi önerilirse de eğer derin venlerde yetmezlik varsa hasta basınç çorabı da giymelidir. Yanıt vermeyen hastalarda kanayan bölge lokal anestezi ile dikiş altına alınabilir. Sprocular veya polisler gibi bacak travmasına maruz kalma riski yüksek genç hastalarda varisli damarlar profilaktik olarak cerrahi ile çıkarılabilir.

Yüzeyel tromboflebit:
Eğer doppler taramada büyük safen veninden femoral vene uzanan bir trombüs görülürse pulmoner emboliyi önlemek için acilen safenofemoral ven ligasyonu yapılmalıdır. Yüksek seviyeli bağlama, stripping veya akut faz sırasında varisli damarların ekstirpasyonu (yolunması) huzursuzluk sürecini azaltabilir.

Varis için tedavi gerekir mi?
Asemptomatik veya semptomatik komplikasyonsuz varisleri bulunan hastalarda önemli venöz hastalık komplikasyonu gelişme olasılığı yoktur. 11 yıllık bir gözlemsel çalışmada hastaların sadece %1’ inde orta dereceli varisler venöz ülserlere dönüşmüştür.
Derin ven trombozu (DVT) veya pulmoner emboli (PE) riski uzun süreli yolculuk, doğum kontrol hapı kullanımı ve hormon replasman terapisi gibi diğer risk faktörlerinin varlığında artmaz. Bununla birlikte büyük cerrahi uygulanacak varisli bazı hastalarda DVT gelişme riski artmıştır. Majör cerrahi öncesinde DVT profilaksisi olarak varis cerrahisi uygulanmasına yönelik herhangi bir delil yoktur ancak cilt altı heparin uygulaması ve sadece yüzeyel tromboflebitten kaçınmak içinse basınç çorabı uygulamaları mantıklı gibi gözükmektedir.
Varis tedavisinde amaç yaşam kalitesini artırmak olmalı muhtemel komplikasyon gelişiminin küçük riskini önlemek olmamalıdır. Bu yüzden semptomlar çok ciddi değilse girişimsel tedavilerden kaçınılmalıdır. Eğer diğer taraftan semptomlar hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmelidir.

Tedavi için uygun zamanlama nedir?
Varis görüntü, ağrı, kramp ve psikolojik açılardan insanı etkileyen bir rahatsızlıktır.
Kişinin yaşamını olumsuz biçimde etkilemeye başladığı zaman tedavi olanaklarını araştırmak gerekir. Varis tedavisi her mevsimde yapılabilir. Havaların ısınmış olması yapılacak tedaviyi etkilemez.
Bununla beraber yaz aylarına kadar sonuç arzulandığı için, Ocak-Nisan arası kılcal tipteki varisler için en uygun zamandır.


Zamanlama ile ilgili olarak hastaların en sık yaptıkları hata, karar verdikten sonra tedavide yapılan ertelemelerdir.
İri büklümlü varisler, hasta için en kolay ve kalıcı biçimde tedavi olan varislerdir.

Dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Varis oluşumunda ve tedavinin seyrinde günlük yaşantımızda aslında önemsiz gibi gözüken bazı hareket ve yaşam tarzlarımızın oldukça önemi vardır. Bu nedenle tedavinin seyrini ve hastalığın ilerlemesini önlemek için dikkat etmemiz gereken bazı konular vardır.

Bunları şu şekilde özetleyebiliriz.
1. Bol Hareket: her hareket yaralıdır. En iyisi yürüme, yüzme, bisiklet, gibi sürekliliği olan hareketlerdir. Aniden durma ve sıçrama gibi hareketlerle birlikte olan sporlar (futbol, basketbol vb.) varis yönünden sakıncalıdır.

2. Bir saatten daha uzun süre oturmayın ya da ayakta kalmayın. Oturan birinin arada bir ayağa kalması ve dolaşması gerekir. Günde bir çok kez bacakları yüksekte tutmak yararlıdır. Ayrıca ayaklarınızla A harfi yapacak gibi topukları uzaklaştırıp, baş parmakları birleştirin. Topukları birleştirip parmakları uzaklaştırarak V harfi yapın. Topuklarınız yerde kalsın, ayaklarınızın ön kısmını yukarı kaldırın. Sonra ayaklarınızın önü yerle temastayken topuklarınızı yukarı kaldırın. Hareketlerin hepsini 10 ar kez tekrarlayın.

3. Soğuk suyla bacaklara duş yapmak. Cilde uygulanan soğuk su ile venler büzülür ve kan daha çabuk kalbe akar. Bu amaçla banyo küvetini üçte birine kadar soğuk su ile doldurun (14-16 derece). Bu su içinde on dakika dolaşın. Her adımda ayağınızı tamamen sudan çıkartıp sonra tekrar sokun. Diğer bir yöntem de sabah ve akşam bacaklara ayaklardan başlayıp yukarı doğru soğuk su duşu uygulamaktır.

4. Bol giysileri tercih edin. Sıkı kemerler kan akımını zorlaştırır. Külotlu çorapların da bel kısmını sıkmaması gerekir.

5. Ayakkabı topukları 5 cm.den yüksek olmamalı. Topuklar ne kadar yüksekse bacak kaslarının pompalama işlevi o kadar zayıftır. Giydiğiniz ayakkabıyı her gün değiştirin. Değişik yükseklikteki topuklar kan pompasına uyarıcı etki yapar.

6. Doğru beslenme. Doğru beslenme vücuda gerekli yapı maddelerini sağlar. Bağ dokusunun dayanıklılık ve esnekliğini sağlayan kollajen ve elastin liflerinin azalması bir çok organda yetmezliğe yol açar. Bağ dokusu zayıflığı varis oluşumuna neden olur. Doğru beslenme bağ dokusunu güçlendirir ve aşırı kikoyu önler. Günde en azından iki litre sıvı tüketilmelidir.

7. Venlere dışarıdan mekanik destek. Dıştan destek görevi yapan külotlu çorapların iyi kaliteli olanları hafif varislerde yarar sağlar. Aşırı varis şikayetlerin de ise sıkıca kavrayan özel varis çorapları faydalıdır.

8. Sigara içilmemelidir. Sigara ve oluşturduğu serbest radikaller damar duvarına zarar vererek damar hastalıklarının oluşmasını çabuklaştırır.

9. Bitkisel maddeler. Bitkisel kaynaklı venleri sıkılaştıran maddelerin (at kestanesi, gotu kola, rutin, diosmin) pomat ve hapları yararlı olabilir.

10. Hormonlar. Kadınlık hormonu östrojen, damarlarda genişlemeye yol açar. Bu nedenle kadınlarda varis erkeklerden daha sık görülür. Progesteron östrojenin yol açtığı damar genişlemesini önler. Oluşmuş olanları geçirmez, ancak ilerlemesini durdurur. Progesteron jel şeklinde kullanılabilir.

Tedavi seçenekleri: 
Varis tedavisinde 2 ayrı sorun birlikte giderilmelidir. Dıştan görülebilen varisler tedavi edilmeli, ancak belki bundan daha önemli olan altta yatan ve toplardamar içindeki basıncın artmasına yol açan sorunun giderilmesidir. Böylece hastanın görüntü sorunu giderildiği gibi ağrı ve bacakta şişme yakınlaraı düzelecektir. Belki de en önemlisi hastaların temel kuşkusu olan varislerin tekrarlama olasılığı en aza indirilecektir.

 

 
SEO by Artio

 

 

 

 

 

 


Google

 

 

 





Varis nedir - Lazerle varis tedavisi - Fiyatlar - Site haritasi - Cerrahi tedavisi - Skleroterapi - Variste Köpük tedavisi